Go Back   Yazılı Soruları-Soru Bankaları-Yaprak Test-2009-2010 Yazılı Sınav Soruları ve Cevapları > Genel Lise, Anadolu Lisesi , Anadolu Öğretmen Lisesi Yazılı ve Sınav Soruları > Lise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı ve Sınav Soruları > 9.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı ve Sınav Soruları

9.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı ve Sınav Soruları 9. Sınıfta Haftada İki Ders Saati Olarak İşlenen Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersine Ait Yazılı Sorularını Bu Forumda Bulabilirsiniz. 9. Sınıf Din Kültürü Yazılı Soruları 1. Dönem Ve 2. Döneme Ait Yazılı Soruları Ayrı Konularda Hazırlanarak Sizlere Sunulmuştur. Bu Soruları Çözmeniz Ezberlediğiniz Sure Ve Kavramları Hafızanızda Yerine Oturması İçin Son Derece Etkili Olacaktır. Farklı Soru Tipleri Çözmeniz Sayesinde Hatalarınızı Görecek Sınava Daha Hazır Bir Şekilde Girmiş Olacaksınız.

9. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Çalışma Kağıdı

9.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı ve Sınav Soruları
9. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Çalışma Kağıdı Konusunu Görüntülemektesiniz.->Ünite 3: Hz. Muhammed’in Hayatı A-Hz. Muhammed’in Doğduğu Ortam: 1-Coğrafi Durum: -Hz. Muhammed Arabistan yarımadasında, Hicaz Bölgesinde, Mekke şehrinde dünyaya gelmiştir. -Arabistan Asya kıtasının güney-batısında yer alır. Doğusunda; Kuzeyinde; Batısında; ...

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-12-2010, 12:06 AM   #1 (permalink)
Kullanıcı Adı
Moderator
Post 9. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Çalışma Kağıdı

          
Ünite 3: Hz. Muhammed’in Hayatı
A-Hz. Muhammed’in Doğduğu Ortam:
1-Coğrafi Durum:
-Hz. Muhammed Arabistan yarımadasında, Hicaz Bölgesinde, Mekke şehrinde dünyaya gelmiştir.
-Arabistan Asya kıtasının güney-batısında yer alır.
Doğusunda; Kuzeyinde;
Batısında; Güneyinde;
-Hicaz Bölgesi; Hz. Muhammed’in doğduğu, yaşadığı ve vefat ettiği yer olması dolayısıyla İslam tarihi açısından çok önemlidir.
Mekke, Medine,Taif>Hicaz Bölgesi

2- Sosyal Ortam:
-Arapların bir kısmı çöllerde göçebe hayatı sürerken, bir kısmı da köy ve şehirlerde yerleşik hayat yaşıyorlardı.

ÇÖL>Bedevi >Hayvancılık,Avcılık,Kılavuzluk, > Hurma,Et ve Süt ürünleri
KÖY,ŞEHİR> Hadari > Ticaret,Ziraat, >Her türlü yetişen meyva ve sebzeler, et ürünleri

-Hayat şartları ve geçim kaynaklarının farklı olmasına rağmen, gerek bedevilerde ve gerekse hadarilerde sosyal yapının temeli KABİLE idi. Kabile aynı soydan gelen şahısların oluşturduğu ve fertlerin birbirine kan yoluyla bağlandıkları topluluktur.


-Arapların cahiliye dönemindeki çirkin davranışlarına örnek vermek gerekirse; kibir, gasp, içki, kumar, fuhuş, intikam arzusu, kan dökme vb örnek verebiliriz. Arapların İslam’dan önceki inanç, tutum ve davranışlarını İslami dönemden ayırmak için “Cahiliye Dönemi” kavramı kullanılmıştır. İslam cahiliye dönemine ait bu özelliklerin tamamını yasaklamıştır.

3- Ekonomik Durum:

- Kureyşliler; Kış> Yemen
Yazın> Suriye KERVAN




4- Dini Durum:
- Yahudilik: Sadece Medine çevresinde Yahudiliğe inanan insanlar vardır. Yahudilik Araplar arasında pek itibar görmemiştir. Çünkü onlar kendilerini zaten Allah’ın seçilmiş halkı olarak görüyorlardı.

-Hristiyanlık: Bizans İmparatorluğu nüfuslarını ve ticaretlerini genişletmek için hristiyanlığı Arap yarım adasında bir araç olarak kullanmışlardır. başta Ebrehe olmak üzere Habeş valileri Hristiyanlığı yaymak için büyük çabalar sarfetmişlerdir. Fil vakası bu teşebbüsü açık bir şekilde göstermektedir.

FİL SURESİ
• Elem tera keyfe feale rabbüke bi eshaabil fiyl

• Elem yec'al keydehüm fii tadliyl

• Ve ersele aleyhim tayran ebâbiyl

• Termiyhim bi hıcâaratim min sicciyl

• Fecealehüm Ke asfim me'küül • Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?
• Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?

• Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi.

• O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.
• Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.
-Putperestlik: İslâm’dan önceki Araplar arasında en yaygın dinî inanç putperestliktir. Arapların başlangıçta yaratıcının varlığını inkâr etmedikleri, ancak zaman içinde heybetinden ürktükleri Tanrıya yalnızca aracılarla ulaşabileceklerini düşünerek putlar edindikleri, dolayısıyla putperestliğin Araplara girişinin yabancı kaynaklı olduğu bilinmektedir.

• Rivayete göre, Amr b. Luhay, ticaret amacıyla gittiği Şam’dan aldığı Hübel adlı putu Mekke’ye getirerek Kâbe’nin avlusuna dikmiş ve halkı buna tapınmaya davet etmiştir. Yarımadaya bu şekilde giren putatapıcılık zaman içinde yaygınlaşmış ve çok geçmeden de yarımada halkının hâkim inancı haline gelmiştir. Kâbe’ye getirilen put sayısı zamanla büyük artış göstermiş; öyle ki her kabilenin, hatta her ailenin kendisine ait bir putu olmuştur. İslâm’ın bölgede ortaya çıktığı dönemde Kâbe’deki put sayısının 360’a ulaştığı bilinmektedir. Bunlar içinde en meşhurları Hicaz’da “Allah’ın kızları” sayılan üç ilahe Lât, Menât ve Uzzâ’dır. Bunlardan Mekke’ye getirilen ilk put olma özelliği taşıyan ve Mekke’nin en itibar gören putu sayılan Hübel, insan suretinde olup, kırmızı akikten yapılmıştı. Arap kabilelerinin tümü tarafından ilah kabul edilen bu putun Suriye’den getirilişi sırasında eli kırılmış; bunun üzerine Kureyş müşrikleri tarafından altın bir el takılmıştır.

Zümer Suresi 3.ayet “Biz putlara, bizi Allah’a yaklaştırsın diye kulluk ediyoruz” derler.

-Hanifler: İslâm’ın ortaya çıkmasından hemen önce hem putperestliğe karşı gösterdikleri dirençle, hem de Hristiyanlık ve Yahudiliğe karşı koydukları mesafeli tutumla dikkatleri üzerlerine çekmiş olan Hanifler, tevhid inancının bütün yarımada boyunca yayılmasında ve İslâm’ın ortaya çıkmasında hazırlayıcı bir rol oynamışlardır.




B- Hz. Muhammed’in Doğumu, Çoçukluğu, Gençliği, Evliliği
-Hz. Muhammed 20 Nisan 571 yılında Mekke şehrinde doğmuştur.
-Babası Abdullah, annesi amine’dir.
-Hz. Muhammed Kureyş kabilesine mensuptu. Ve dedesi Abdulmuttalip ise Mekke’nin yöneticisiydi.
-Hz. Muhammed dünyaya gelmeden önce babası vefat etmiştir.
-Arap adetlerine göre yeni doğan bebekler, havası serin olan yerlerde yaşayan sütannelere verilirdi. Böylece çoçuklar sağlıklı ve doğal ortamlarda yetişme imkanı bulurlardı. Hz. Muhammed Halime adında bir sütanneye verilmiştir. 3 tane süt kardeşi oldu; Abdullah, Üneyse, Şeyma Hz. Muhammed 4 yaşına kadar süt annede kaldı.
-2 yıl annesinin yanında kalan Hz. Muhammed, annesi ile babasının mezarını ziyarete giderken annesini kaybetti.
-Aminenin vefatından sonra bakımını dedesi üstlenir ancak 8 yaşında iken dedesi de vefat etmiştir.
-8 yaşından sonra evleninceye kadar amcası Ebu Talib’in yanında kalmıştır.
-Hz. Muhammed güler yüzlü, tatlı dilli, iyi ahlaklı, dürüst ve güvenilir bir kimse idi. Bu özellikleri nedeniyle de ona EMİN lakabını takmışlardı.
-25 yaşında iken Hz. Hatice ile evlenmiştir. 6 tane çoçuğu olmuştur. Kasım, Abdullah, Rukiye, Ümmügülsüm,Zeynep, Fatma…Hz. Fatma hariç, çocuklarının hepsi Hz. Muhammed’den önce vefat etmiştir.

-Amcaları, HARİS-ZÜBEYİR EBU TALİP-EBU LEHEB HAMZA-ABBAS



Hz. Muhammed’in gençlik yıllarında Mekke’de haksızlık ve adaletsizlik yaygındı. Ticaret amacıyla şehre gelen bazı kişilerin malları zorla ellerinden alınıyordu. Bazı Mekkeliler bir araya gelerek adaletsizlikleri ortadan kaldırmak,haksızlığa uğrayanlara yardım etmek amacıyla HILFUL FÜDUL (erdemliler topluluğu) adı verilen bir grup oluşturdular. Hz. Muhammed bu gruba gönüllü bir şekilde ve severek katıldı.

HZ.MUHAMMED’İN KİMLİK BELGESİ

ADI :
KÜNYESİ :

DOĞUM YERİ :

DOĞUM TARİHİ :
VEFAT TARİHİ :

AİLE BİLGİLERİ

ANNE ADI :
BABA ADI :

DEDE ADI :
AMCA ADLARI :

SÜTANNE ADI :



SÜT KARDEŞLERİNİN ADLARI :

ÇOCUKLARININ ADLARI :

GENEL BİLGİLER

LAKABI :

UĞRAŞTIĞI İŞLER :

EVLENDİĞİ YAŞ :



C- Hz. Muhammed’in Peygamberliğinden Önceki Hayatının ve Kişiliğinin Temel Özellikleri
1.Yetim ve Fakir olarak büyümesi:



2.Ümmi Oluşu:



3.Ticaretle Meşgul olması:



4.Çobanlık yapması:



5.Güvenilir Oluşu:



6. Ahlakı:



7.Dini hayatı:



D- Vahyin Gelişi610)
Mekkeliler’in ve diğer birçok Arap kabilesinin putlarına hiç ilgi göstermeyen Hz. Muhammed (sav), aklı ve hisleriyle putlara tapmanın faydasızlığı sonucuna ulaşmıştı. Belki de tek tanrı inancına dayalı Hz. İbrâhim’in dini üzere olmaya çalışan az sayıdaki Hanîfler gibi düşünüyordu. Ancak neyi ve nasıl yapacağını bilememenin ıstırabını yaşarken inzivaya çekilmekten hoşlanmaya başladı ve Hira dağındaki mağarada münzevi(yalnız) bir hayat yaşamaya başladı. Yiyeceği tükenince şehre iniyor, fakirlere yardımda bulunuyor, Kâbe’yi tavaf ediyor ve evden yiyecek alarak tekrar mağaraya dönüyordu. Zaman zaman Hatice’yi de yanına alıyordu.
-Hz. Muhammed (sav)’in Hira’da bulunduğu 610 yılı Ramazan ayının yirmiyedinci gecesinde, Cebrâil gelerek ona Allah tarafından peygamber olarak görevlendirildiğini haber verdi.

Bu olay üzerine heyecanlanıp korkuya kapılan Hz. Muhammed (sav), Hira’dan ayrılarak evine gitti, yatağa girerek eşi Hatice’den üstünü örtmesini istedi ve uyandıktan sonra başından geçenleri anlattı. Hatice “Allah hiçbir zaman seni utandırıp üzmeyecektir. Çünkü sen akrabanı gözetir, doğruyu söyler, âcizlerin elinden tutarsın; yoksullara yardım eder, misafirleri ağırlarsın; haksızlığa uğrayanların yanında yer alırsın” demek suretiyle samimi duygularını dile getirip teselli etti ve kendisine inandığını belirtti.(İlk Müslüman Hz.Hatice)

Hz. Peygamber o andan itibaren çevresindeki insanları İslâm dinine davet etmeye başladı. Bu davet üç yıl kadar gizlice sürdü. İlk 4 müslüman; Hanımı Hz. Hatice, Arkadaşı Hz. Ebu Bekir, Amcasınınoğlu Hz. Ali, Azatlı kölesi Hz. Zeyd

Mekke’de nübüvvetin(peygamberliğin)4. yılından itibaren İslâm daveti açıktan yapılmaya başlandı. Aile fertlerini ve güvendiği yakın dostlarını İslâmiyet’e davet etmeye devam eden Hz. Peygamber’i zor günler bekliyordu. Çünkü vahyedilen gerçekleri müşriklerden çekinmeden açıkça tebliğ etmesi kendisinden istenmişti.







E- HİCRET: (Mekke => Medine)
1.Habeşistan’a Hicret(615-616)
-İslâmiyet Mekke’de yavaş yavaş yayılırken müşriklerin müslümanlara karşı tavırları da sertleşmişti. Hz. Muhammed müslümanlara, dinlerini yaşayabilecekleri ve can güvenliğine sahip olabilecekleri bir yer olarak Habeşistan’a gitmeyi tavsiye etti. Habeşistan’ın hıristiyan kralı Necâşî hakimiyeti altında yaşayanlara iyi davranan adaletli bir hükümdardı. Bu tavsiye üzerine on bir erkek ile dört kadından oluşan müslüman kafilesi, 615 yılında Habeşistan’a hareket etti. Müslümanların orada iyi karşılanmış oldukları öğrenilince ikinci bir büyük kafile Habeşistan’a hicret etmiştir. Sonuçta buraya göç edenlerin sayısı 108’e ulaşmıştır.


2.Kureyş’in Boykotu(616-619)
Kureyşliler, Hamza ile Ömer’in İslâmiyet’i benimseyişi ile güç kazanan Rasûl-i Ekrem’i etkisiz hale getirmeye karar verdiler; kendileriyle konuşmamaya, kız alıp vermemeye ve alışveriş yapmamaya karar verdiler; boykotun şartlarını bir kâğıda yazıp Kâbe’nin duvarına astılar. üç yıla yakın bir süre (616-619) boykot altında yaşamak zorunda kaldılar. Hz. Hatice ile Ebû Tâlib bu sıkıntılı günlerde bütün servetlerini tükettiler.

3.Hüzün Yılı(620)
Peygamberliğin 10. yılında, Hz. Peygamber’i her zaman desteklemiş olan amcası Ebû Tâlib ve kendisiyle yirmi beş yıl mutlu bir hayat sürdüğü hanımı Hz. Hatice üç gün arayla vefat ettiler. Onların ölümü Rasûl-i Ekrem’i ve müslümanları son derece üzdü. Bu sebeple bu yıla hüzün yılı adı verilmiştir.
4. I. Akabe Biatı
-Hz. Muhammed Peygamberliğin 11. yılı hac mevsiminde Medine’den gelen 12 kişilik bir grupla Akabe’de karşılaştı, kendilerine İslâmiyet’i tebliğ etti. Medineliler, “Hiçbir şekilde Allah’a ortak koşmayacaklarına, hırsızlık ve zina yapmayacaklarına, çocuklarını öldürmeyeceklerine, birbirlerine iftira etmeyeceklerine, Rasûlullah’ın emirlerine uyacaklarına” söz verip kendisine biat ettiler. Bu biat “Birinci Akabe Biatı” adıyla anılmaktadır
5.II.Akabe Biatı
Sonra İkinci Akabe Biatı’nın şartlarını sıraladı: Hicret ettiği takdirde kendisini ve Mekkeli bütün müslümanları kendi canlarını, çocuklarını, kadınlarını ve mallarını korudukları gibi koruyacaklarına, iyi günlerde de sıkıntılı zamanlarda da kendisine itaat edeceklerine, bollukta da darlıkta da malî yardımda bulunacaklarına, iyiliği emredip kötülüğe engel olacaklarına, kimseden korkup çekinmeden hak üzere bulunacaklarına dair söz verip biat etmelerini söyledi. Medineliler’in hepsi şartları kabul edip biatta bulundu
6. HİCRET (622)
Rasûlullah İkinci Akabe Biatı’ndan sonra ashabına? Medineye hicret için izin verdi. Sahâbîler kafileler halinde Mekke’den ayrılmaya başladılar. Genel olarak hicret gizlice yapılmaktaydı. Çünkü Kureyşli müşrikler müslümanların Mekke’den ayrılmalarına dahi müsaade etmek istemiyor, çeşitli zorluklar çıkartıp ellerinden geldiğince hicreti engellemeye çalışıyor, hatta bazı müslümanları hapsediyorlardı.
Hicret izninden sonra kısa denilebilecek bir sürede ashabın büyük bir kısmı Medineye göç etmiş; geride Hz. Peygamber ile Hz. Ebû Bekir ve aileleri, Hz. Ali ve annesi, ayrıca hicret etmeye gücü yetmeyenler ile gidişleri engellenmiş olanlar kalmıştı.
Müslümanların inançları uğruna Medineye hicret ettiklerini gören Kureyş müşrikleri, Hz. Muhammed’in de bir gün oraya giderek ashabıyla birlikte kendilerine karşı tehlike ve tehdit oluşturacağından endişe duymaya başladılar. Gelişmeler karşısında nasıl bir yol takip edeceklerini belirlemek üzere Dârünnedve’de toplandılar.Toplantıda Hz. Muhammed (sav)’in sürgüne gönderilmesi veya hapsedilmesi gibi görüşler ileri sürüldü. Sonunda Ebû Cehil’in teklifiyle onu öldürmeyi, kan davası güdülmeisni önlemek için de bu işin bir kişi tarafından değil, bütün kabilelerden birer kişinin katılacağı bir topluluk tarafından yerine getirilmesini kararlaştırdılar. Bu suikast kararını vahiy yoluyla öğrenen Hz. Peygamber, hemen harekete geçip Hz. Ebû Bekir’in evine gitti ve onunla birlikte hicret hazırlığına başladı. Kendilerine kılavuzluk yapmak üzere Abdullah b. Uraykıt ile anlaştılar Hz. Peygamber, evinden ayrıldığını müşriklere fark ettirmemek ve kendisine bırakılan emanetleri sahiplerine vermek üzere Hz. Ali’yi görevlendirdi. Gece yarısı yola çıkan Hz. Peygamber ve Hz. Ebû Bekir Mekke’nin güney-batısında bulunan Sevr dağındaki bir mağaraya vardılar ve burada gizlendiler. Burada kaldıkları üç gün boyunca Hz. Ebû Bekir’in oğlu geceleri gelip şehirdeki gelişmeleri onlara haber veriyordu.
Kureyş müşrikleri Hz. Peygamber’in evinde onun yerine Hz. Ali ile karşılaşınca şaşkına döndüler. Hz. Ali’ye nerede olduğunu sordularsa da cevap alamayınca onu dövüp bir süre tutukladıktan sonra serbest bıraktılar. Ardından Hz. Ebû Bekir’in evine gidip kızı Esma’dan bilgi almaya çalıştılar. Esmâ’dan istediği bilgiyi alamayan Ebû Cehil onu tartaklamaktan çekinmedi. Hz. Peygamber’i Mekke’de bulamayan ve şehirden ayrıldığını anlayan müşrikler bütün çevreyi taramaya, etrafa haberciler göndermeye başladılar. Bir ara Sevr mağarasının önüne kadar geldiler. Ancak Yüce Allah’ın emriyle mağaranın girişi bir örümcek ağıyla kaplanmış olduğundan içeride kimsenin bulunmadığı kanaatine vararak geri döndüler. Müşrikler mağaranın önünde iken, fark edilecekleri korkusuna kapılan Hz. Ebû Bekir’i Rasûlullah Kur’an’da ifade edildiği üzere: “Korkma! Elbette Allah bizimledir” (et-Tevbe 9/40) buyurarak teskin etti. Sevr’den Yesrib’e doğru sahil istikametinde yola çıkıldı. Bir tehlikeye maruz kalmamak için kafile, bilinen işlek ve mutat yollar yerine farklı bir güzergâhı, zaman zaman sarp dağ geçitlerini veya çölün ortasını tercih etti. Hz. Muhammed (sav)’i bulmak için çeşitli yollara başvuran Kureyşliler onu yakalayana 100 deve ödül vaad ettilerse de hiçbir sonuç elde edemediler.
Hz. Peygamber, Yesrib’e bir saatlik mesafede bulunan Kubâ’da misafir oldu. Birkaç gün bu kasabada kaldı ve burada bir mescid yaptırdı. Medineye hareket eden Hz. Peygamber şehir halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Medine’de görülmemiş bir şenlik ve bayram havası yaşanıyordu. Yolun iki tarafında sıralanan yediden yetmişe herkes, kadınlar ve çocuklar büyük bir sevinç içerisinde Allah’ın yüce elçisini karşılıyordu.






F- Hz. Muhammed’in Medine’deki Etkinlikleri:

1. Hz. Muhammed Mekke’den göç eden Müslümanlarla Medineli Müslümanlar arasında kardeşlik ilan etti. Medineli ensar sahip oldukları malları ve eşyaları muhacir kardeşleri ile paylaştılar.

2. Medine’de Evs ve Hazreç adlı iki büyük Arap kabilesi vardı. Bunlar arasında yıllardan beri süren bir kavga ve geçimsizlik söz konusu idi. Peygamberimiz bu iki kabileyi barıştırmıştır.

3.Peygamberimiz Medine çevresinde yaşayan Yahudi kabileleriyle toplumda barış, huzur ve güven ortamını sağlamaya yönelik bir antlaşma yaptı. İslam tarihinde MEDİNE SÖZLEŞMESİ olarak bilinen bu antlaşmaya göre tarafların din, inanç ve vicdan özgürlükleri garanti altına alınıyordu.

4.Peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra da İslam çağrısını insanlara ulaştırmayı sürdürmüştür. H.6.yılından itibaren bazı komşu devletlerin hükümdarlarına mektuplar göndererek onları ve halklarını İslam’a davet etmiştir. Mısır, İran, Habeşistan, Bizans, Yemen…..

5. İbadethane> MESCİD-İ NEBİ
+İbadet
+Dinin tanıtılması
+Dışarıdan gelen konukların karşılanması


6.SUFFE:















Hz. Muhammed’in Savaşa Bakış Açısı:
Hz. Peygamber hem Mekke ve hem de Medine döneminde insanları öğütle, ikna yoluyla ve Kuran okuyarak İslam’a davet etmiştir. Dolayısıyla O’nun etrafında oluşan topluluk zor kullanılarak bir araya getirilen insanlardan değil, Allah’a çağrılmaları sonucu hür iradeleriyle İslam’ı seçen kimselerden oluşmuştur. Barış, sevgi ve rahmet peygamberi olan Hz. Muhammed, esasında savaştan ve savaşmaktan hoşlanmazdı. Mekke döneminde kendisine ve Müslümanlara düşmanlık yapan, işkence edenlere aynı yolla karşı çıkmamış onlardan intikam alma yoluna gitmemiştir. Mekke döneminde inen ayetlerde sürekli sabır tavsiye edilmiştir. Hicretten sonra Medine’de tahammül etme ve boyun eğmenin yerine savaşa izin verilmiştir. Çünkü Müslümanlar canlarını, mallarını ve namuslarını korumak durumunda idi. Eğer yapılan zulümlere karşı insanlara savunma hakkı verilmese idi, kişiler İslam dininden vazgeçebilirdi. İslam topraklarını yabancı saldırılardan vb. korumak amaçlı savaşa izin verilmiştir.
Hz. Peygamber döneminde meydana gelen çarpışmalar, dünya savaş tarihinin bilinen en az kan dökülen savaşlarındandır. Müslüman=>138 Müşrik=>216
Hz. Peygamber daima prensip olarak düşmanı yok etmeyi değil, kazanmayı tercih etmiştir.



G- VEDA HUTBESİ:
Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi’nde verilen evrensel mesajlardan 6 tanesini yazınız.

1. Bütün insanlar eşittir. Bir insanın diğerinden üstün olması; Allah’a saygı iledir.
2. ……………………………………………………………………….
3. ……………………………………………………………………….
4. ……………………………………………………………….............
5. …………………………………………………………………. …...
6. ……………………………………………………………………….
VEFATI: (8 Haziran 632)
-Peygamberimizin Ravza-ı Mutahhara(tertemiz çiçekli bahçe) olarak adlandırılan kabri, Medine de Mescid-Nebi’nin içerisindedir.
58KiNG58 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsor Reklam
           
Cevapla

Etiketler
ahlak, bilgisi, calisma, din, kagidi, kulturu, sinif

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
10.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Dönem 2. Yazılı Soruları -6 admin 10.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı ve Sınav Soruları 4 01-05-2011 08:26 PM
9. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi 1. dönem 1. yazılı soruları 58KiNG58 9.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı ve Sınav Soruları 0 04-12-2010 12:08 AM
9.sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi yazılıya hazırlık soruları 58KiNG58 9.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı ve Sınav Soruları 0 04-12-2010 12:07 AM
4. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi editor 4. Sınıf Yazılı Soruları 0 03-17-2010 03:56 AM
4.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi editor 4. Sınıf Yazılı Soruları 0 03-17-2010 03:56 AM


Yazılı Soruları-Soru Bankası-Yaprak Test-Ders Notu-Konu Anlatımı-Proje Ödevi- Performans Görevi-Zümre Tutanakları-Yıllık Plan-Etkinlikler, Çalışma Yaprakları Tüm Zamanlar GMT +6 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:40 AM.


Eğitim ve Ögretim