arkebakteriler nedir,arkebakteriler anlamı



Lise dokuzuncu sınıflarda ve lise 2, 3 ve dördüncü sınıflar sayısal bölüm öğrencilerinin biyoloji dersinde yıllık müfredatta sırası ile görmekte oldukları konular hakkında ders notları.

Yaşadıkları ekolojik şartlara göre arkeobakteriler

Yaşadıkları ekolojik şartlara göre arkeobakteriler

Enerjisini, karbondioksiti hidrojenle birleştirip metan gazı (CH4) üreterek elde eden metanojik arkeobakteriler, oksijensiz solunum (anaerobik) yaptıklarından, oksijen bunlar için öldürücüdür. Bataklıklar, pis sular, çiftlik gübresi, çöpler ve otçul canlıların sindirim sistemi bunların hayat ortamıdır. Tuz gölü ve Kızıldeniz gibi tuzlu sularda yaşayan halofil arkeobakteriler, denizdeki tuz yoğunluğunun on katına ihtiyaç duyar. Çok sıcak ortamlarda yaşayan termofil arkeobakteriler için ise, en uygun sıcaklık 65–85 0C arasındadır. Bazı türleri 105 0C'nin üzerinde sıcaklıklara sahip yanardağ bacalarının yanıbaşında ve derin deniz tabanından çıkan erimiş magmatik malzeme yakınında yaşar. Üyelerinin % 80'den fazlası 5 °C'nin altındaki ortamlarda yaşayan psikrofilik arkeobakterilerin bazı türleri, suyun donma noktasındaki şartlarda yaşar.

Tabiî ortamlarda selüloz gibi organik maddelerin ayrıştırılmasında vazife gören ve besin zincirine katkı sağlayan arkeobakterilerden sanayide de faydalanılmaktadır. Gerçekleştirilmesi zor kimyevî reaksiyonlarda, atık maddelerin tasfiyesinde, kalitesi düşük metal cevherlerinin kullanılabilir hâle getirilmesinde, çöplüklerden ve hayvan gübrelerinden biyogaz (metan) üretiminde, kirli suların temizlenmesinde, boya endüstrisinde (anaerobik arıtma tanklarındaki sıvıların temizlenmesinde) arkeobakteriler kullanılmaktadır.

İnsanlığın ancak bugün ulaştığı biyo-nanoteknolojinin, milyarlarca yıldır yeryüzünde var olduğu ve ekosistemlerin ayrılmaz bir parçası olarak fonksiyon gördüğü gerçeğini, arkeobakteriler çok usta ve mâhirâne çalışmalarıyla gösterirken, aslında perde arkasındaki sonsuz ilim, kudret, san'at ve İrade'yi akıl sahiplerine hatırlatmış oluyorlar. Gözle göremediğimiz bu kadar küçük canlıların, altından kalkamadığımız birçok problemin çözümünde böylesine harika işler görmesi, bir yandan sanatlı bir yaratılış eseri olduklarını, diğer yandan da, insanoğluna çözümsüz görünen hemen bütün problemlerin aslında tabiata gizlenmiş reçetelerinin mevcut olduğunu gösteriyor.