Go Back   Yazılı Soruları-Soru Bankaları-Yaprak Test-2009-2010 Yazılı Sınav Soruları ve Cevapları > Genel Lise, Anadolu Lisesi , Anadolu Öğretmen Lisesi Yazılı ve Sınav Soruları > Fizik Dersi Yazılı ve Sınav Soruları > Fizik Ders Notları

9.Sınıf Fizik Ders Notları

Fizik Ders Notları
9.Sınıf Fizik Ders Notları Konusunu Görüntülemektesiniz.->MADDE Etrafımızda çok değişik maddeler vardır. Bu maddelerin aynı yada farklı olduklarını nasıl ayırt edebilirsiniz? Bu maddelerin sadece kütlelerini yada hacimlerini ölçmemiz bunları farklılandırmak için yeterli mi? Bir maddenin farklı ...

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-02-2010, 05:28 PM   #1 (permalink)
Kullanıcı Adı
Gelişmiş Üye
Standart 9.Sınıf Fizik Ders Notları

          
MADDE

Etrafımızda çok değişik maddeler vardır.



Bu maddelerin aynı yada farklı olduklarını nasıl ayırt edebilirsiniz?
Bu maddelerin sadece kütlelerini yada hacimlerini ölçmemiz bunları farklılandırmak için yeterli mi?




Bir maddenin farklı olduğunu hacim ve kütlelerini ölçmekle tamamen farklı olduğunu söyleyemeyiz.
Bunun yanında karşılaştırılan maddelerin erime noktası, kaynama noktası gibi özelliklerine de bakmamız gerekmektedir.
Sadece kütle ve hacimleri ölçmekle yoğunluk hesabı yaparak kısmen de olsa maddenin aynı ya da farklı olduğunu söylemek de mümkündür.



Suyun kaynama noktası 100 oC dir. Su kaç oC de buharlaşır? Buharlaşma olayını açıklayarak, kaynama noktası ile karşılaştırmasını yapınız.
Suyun kaynama noktası 100 oC olması demek suyun bu noktanın altında buharlaşmayacağını göstermez.
Su her zaman donma noktasının üzerinde buharlaşır. Suyun Kaynama noktası dış basınca karşı yapılan bir işlemdir.
Su dış basınç ile aynı düzeye geldiğinde kaynamaya başlar.
Su donma noktasının dışında dışarıdan aldığı ısıyı değerlendirerek kaynama noktasına bakmaksızın buharlaşma işlemini gerçekleştirir.


Göller ve nehirler kışın donarlar, ama içlerindeki hayat devam eder. Bu nasıl gerçekleşir?
Buzun yoğunluğu suyunkinden azdır ve bu nedenle buz su üzerinde yüzer.
Isı iletimi konusunda kötü bir iletken olan buz, suyu aşağıda yalıtır ve bu suyun sıcaklığının donma noktasının altında kalmasını sağlar.
Aslında böyle olması işimize gelir, çünkü en üstten en alta kadar bütün su kütlesi donacak olsa, su içindeki hayat tamamen yok olurdu.
Üstelik sıcaklık 0 o C’ın biraz üstüne çıktığında, buz tabakasının üst kısımları erimeye başlamaz.
Bunun nedeni buzun bazen erime noktasının üzerindeyken bile yarı kararlı katı halde kalabilmesidir. Bu durum buzun saflık derecesiyle ilgilidir.




MADDENİN GENEL ÖZELLİKLERİ :




Boşlukta yer kaplayan,kütlesi ve hacmi olan her varlığa madde diyoruz.Etrafınızda gördüğünüz hava ,su, canlılar,bitkiler....hepsi birer maddedir.Maddenin özelliklerinden bahsederken,maddeyi ortak ve ayırt edici özelliklerine göre iki başlık altında toplayabiliriz.



Fiziksel özellikler



- Maddenin bir başka maddeye dönüşmeksizin gözlenebilen ve ölçülebilen dış görünüşü ile ilgili özellikleridir.
- Maddenin rengi, kokusu, tadı, çözünürlüğü, sertliği, hacmi, ısı ve elektrik iletkenliği, katı, sıvı, gaz hâlleri, erime noktası, kaynama noktası fiziksel özelliklerdir.






Kimyasal özellikleri






- Maddenin reaksiyon verebilme veya başka maddeler ile birleşerek yeni madde oluşturabilme kapasitesidir.
- Bir maddenin başka madde ile etkileşmesi veya etkileşmemesi, onun kimyasal yapısı ile ilgili özelliklerdendir.
- Yanıcı olup olmaması, asidik ya da bazik olması, suyla reaksiyona girip girmemesi kimyasal özelliklere örnek verilebilir.




Radyoaktif özellikler






- Bazı maddeler kendiliğinden ışın yayar. Bu özelliği yapısında bulunduran elementlere radyoaktif elementler denir.
Uranyum, radyum, toryum gibi elementler radyoaktiftir.




MADDENİN ÖZELLİKLERİ
Maddenin iki tür özelliği vardır:


1. Ortak özellikler: Farklı maddelerin aynı olabilecek özellikleridir. Kütle, hacim, eylemsizlik, boşluklu yapı gibi.



2. Ayırt Edici Özellikler: Aynı şartlarda altında ölçüldüğünde farklı maddeler için farklı değerler alır.
Maddenin ortak özellikleri:
1-Eylemsizlik
2-Hacim
3-Kütle
1-Eylemsizlik:Bir maddenin sahip olduğu hareket ve şekil durumunu koruma meyline eylemsizlik denir. Arabanın Üzerinde arabayla beraber giden bir cisim için,arabanın aniden yavaşlaması halinde,cisim hareketini devam ettirmek ister ve arabadan ileri doğru hareket eder. Ayrıca arabanın aniden hızlanması sırasında geriye doğru hareketimiz ve aniden fren yapmasında da ileri doğru hareket etmemiz eylemsizlik prensibine uymamızdan dolayıdır.
2-Hacim:Hacim,maddenin boşlukta işgal ettiği yerdir. Aynı yerde iki madde bulunamaz Örneğin testiye su doldursanız,testinin içindeki hava dışarıya çıkar. Su dolu kaba bir cisim atıldığında,cisim sıvını yerini değiştirir. Hacim V sembolü ile gösterilir.
3-Kütle:Bir cismin içerdiği madde miktarına o maddenin kütlesi denir. Kütle “M” harfi ile gösterilir. Bir maddenin kütlesi sıcaklık ve içinde bulunduğu yere göre değişmez. Dünyanın ve uzayın her yerinde sabittir. Kütle birimleri g-kütle ve kg-kütledir.
Madenin ayırt edici özellikleri:
1-Özkütle
2-Hal Değiştirme Sıcaklıkları
3-Çözünürlülük
4-İletkenlik
5-Genleşme
6-Özısı
7-Esneklik
8-Mıknatıslanma
9-Radiyoaktiflik
10-Kimyasal Özellikler


1-Özkütle:Bir maddenin birim hacminin kütlesine özkütle denir. Özkütle “d” sembolü ile gösterilir. Saf maddenin özkütleleri,yani birim hacimdeki kütle miktarları farklıdır. Normal koşullar altında;Saf alüminyum 1cm3 ü, 2,7 gramSaf demirin 1cm3 ü, 7,8 gram

Özkütle=Kütle /Hacim bağıntısından bulunur.


Aynı şartlarda özkütle,kütle ve hacmin miktarına bağlı değildir.
Örneğin 10cm3 alüminyum ile 20cm3 alüminyumun özkütlesi aynıdır.
Aynı sıcaklıktaki 1 gram demir ile 1 ton demirin özkütleleri aynıdır. Çünkü fiziksel şartlar yani sıcaklık ve basınç sabit iken kütle ile hacim doğru orantılıdır.


Cismin özkütlesi iki nedenden dolayı değişebilir;

1-Basıncın etkisiyle özkütle değişebilir. Kütle sabit kalmak şartıyla basıçla madde sıkıştırılabilir ve hacim azalmasıyla da özkütle artar.


2-Sıcaklık sabitse kütle hacimle doğru orantılı olarak artar. Eğer kütle ikinci dereceden artıyorsa(m=d.v) hem hacim hem de özkütle artıyordur.
Özkütlenin artması cismin soğuduğunu gösterir.


Aynı şekilde de kütlenin hacme göre azalması özkütlenin



azaldığını gösterir ki o da cismin ısınması manasına gelir.


3-Hal Değiştirme Sıcaklıkları:Katılar ısıtılınca molekülleri hızlanır,aralarındaki bağlar gevşer ve sıvılaşır. Sıvı molekülleri aralarındaki bağlar ise ısıtılınca koparak serbest hale gelir yani gaz haline geçer.
Bu olayların terside meydana gelir. Yani gaz halindeki bir maddeden ısı alınırsa molekülleri birbirine bağlanmaya başlar ve dolayısıyla sıvılaşmaya geçerler. Sıvı halindeki bir maddeden de yeteri kadar ısı alınırsa,molekülleri arasındaki mesafe azalır ve bağ kuvvetlenir. Bütün bu olaylara hal değişimi denir.




4-Çözünürlük:Bir maddenin iyon veya moleküllerinin başka bir madde içerisinde gözle görülmeyecek şekilde homojen dağılmasına çözünme denir.

Bir bardak çaya atılan şekeri karıştırdığımızda şekerin kaybolduğunu görürüz. İşte bu çözünmedir. Çözünme sonucunda oluşan maddeye çözelti denir.

Çözeltiler en az iki çeşit madde içerir. Çözeltideki maddelerden birine çözücü diğerine çözünen adı verilir. Bir sıvı faz içinde difüzyonla dağılıp yayılan ve homojen karışım meydana getiren maddelere çözünen denir.
Sabit bir sıcaklıkta belirli bir çözücüde çözünebilen maksimum madde miktarına çözünürlük denir. Yani çözünürlük belli bir sıcaklıkta bir çözücüyü doyuran çözünen madde derişimidir.20 celcius’da 100cm3 suda 36 gram yemek tuzu çözmek mümkündür. Bu değer (36g/100cm3 su)şeklinde gösterilir


5-İletkenlik:Elimizle tuttuğumuz metal bir çubuğu kürke sürttüğümüzde elektriklenmediğini gözleriz,ancak metal çubuğa camdan ya da plastikten yalıtkan bir sap yapıp bu saptan tutarak elimizi çubuğa hiç değirmeden kürke sürttüğümüzde metal çubuk elektriklenir. Önceki durumda metaldeki yükler insan vücudundan toprağa aktığında metal çubuk yüklenmemiştir. İşte metaller,insan vücudu ve toprak gibi cisimler elektriği ilettiğinden bunlara iletken denir. Plastik,cam,mika ve bunun gibi maddeler ise elektriği iletmezler. Bunlara yalıtkan denir.
İletkenlerde pozitif elektrik yükleri serbest olarak hareket etmezler. Genel olarak metaller iyi iletkendir. Metal olmayan maddeler ise yalıtkandır. Gerçekte tam bir yalıtkan madde yoktur. Mesela kuartz tam bir yalıtkan değildir. Ancak yalıtkanlık özelliği bakırınkinden 1025 kat daha büyüktür.

6-Genleşme:






Isı alan cisimlerin(taneciklerin) hareketleri hızlanır ve molekülleri arasındaki uzaklık artar. Bunun sonucunda da cisim genleşir yani hacmi artar.
Bütün genleşmeler aslında hacimcedir. Uzun bir demir çubuk ısıtıldığı zaman boyu uzar,boyu uzamanın yanı sıra kalınlığı da artar. Ancak kalınlığındaki artış,boyundaki uzamanın yanında ihmal edilecek kadar küçük olduğundan,bu olay sadece boyca uzama diye tanımlanır. Ayrıca bunun gibi metal levha ısıtıldığında metal levhanın yüzeyi artar,yüzeyin artmasıyla birlikte kalınlığı da artar. Yani hacmi de genleşir. Ancak kalınlığındaki artış yüzeyindeki artışın yanında ihmal edilecek kadar küçük olduğundan,bu olay sadece yüzeyce genleşme diye tanımlanır.

Netice olarak diye biliriz ki,ısıtılan cisimlerin hacminde meydana gelen artışa genleşme denir.
7-Esneklik:Bir kuvvetin etkisi altında kalan madde az yada çok şekil değiştirir eğer kuvvet ortadan kalktığında madde eski haline dönemiyorsa bu tür şekil değişikliğine kalıcı şekil değişikliği denir. Kuvvet ortadan kalktığında eski hale dönüyorsa bu tür şekil değişikliğine denir. Esneklik geçici şekil değişikliğiyle ilgilidir
A-)Katıların Esnekliği:Katı bir maddeye kuvvet uygulandığında şekil değişiyorsa kuvvet ortadan kalktığında eski hale geliyorsa bu tür maddelere esnek maddeler denir.

Bir kuvvetin etkisi altında kalan metal telin boyunda meydana gelen uzama;
1-)Uygulanan kuvvetle doğru orantılıdır.
2-)Telin uzunluğu ile doğru orantılıdır.
3-)Esneklik kat sayısıyla doğru orantılıdır.
4-)Telin kesiti ile ters orantılıdır.



NOT:Bir maddenin esneklik sınırı aşıldığında madde eski haline dönemez ya da kırılır.

B-)Sıvıların Esnekliği:Bir sıvı madde üzerine uygulanan basınç kuvveti sıvının hacmini gözle fark edilemeyecek şekilde değiştirir. Sıvının hacminde meydana gelen değişme çok küçük olduğundan esneklik ayırt edici özellik olarak kabul edilmez.

C-Gazların Esnekliği:Gaz maddeler katı ve sıvı maddelere oranla çok daha fazla esnektir. Yapılan deneyler eşit hacimdeki farklı gazlara aynı kuvvet uygulandığında gazların hacminde meydana gelen değişmenin aynı olduğu görülmüştür. Bundan dolayı esneklik ayırt edici özellik değildir.

8-Özısı:Bir cimin birin kütlesinin sıcaklığını 1 Celcius derece değiştirmek için gerekli ısı miktarına özısı denir. Her madde için farklı farklıdır.



ISI VE SICAKLIK

ISI : Bir madde moleküllerinin sahip olduğu potansiyel enerjileri ile kinetik enerjilerinin toplamıdır.

Isı bir enerjidir.


SICAKLIK : Bir maddenin moleküllerinin ortalama kinetik enerjisidir. Enerji değildir. aralarındaki farklar aşağıdaki gibidir.
Bir cismin m gramının sıcaklığını dT kadar arttırmak için verilmesi gerekli ısı miktarı(veya dT kadar azaltmak için cisimden alınması gerekli ısı miktarı)
Q=m.c.dT bağıntısıyla bulunur
ISI

Enerjidir. Kalorimetre kabıyla ölçülür. Birimi Cal, Joule'dur. SICAKLIK Enerji değildir. Termometre ile ölçülür. Birimi, 0C,0K veya 0F'dir. Termometre çeşitleri ve özellikleri:




ışık
















Kaynağı akkor haline gelmiş çok sıcak bir madde olan, eşyayı aydınlatıp görmemize ve renkleri ayırt etmemize yarayan bir enerji.

Işık, bir ışık kaynağından çıkar. Güneş yıldızlar, akkor haline gelmiş katı cisimler, gazlar birer ışık kaynağıdır. Işık kaynakları tarafından aydınlatılmış cisimlerden; bazıları da etraflarına ışık yayarlar. Bunlar da aydınlatılmış cisimleri meydana getirirler. En doğal ışık kaynağı güneştir. Yeryüzü, güneşin gönderdiği ışıkla aydınlanır.

Bir ışık kaynağından çıkan ışık, doğru yolla çevresine ışınlar halinde yayılır. Işığın yayılma yolu üzerine çıkan cisimlerden saydam olmayanlar ise ışığın geçmesine engel olurlar. Işığın yayılma yolu üzerindeki bu cisimlerin durumuna göre, gölge yarım gölge ve karanlık alanlar belirir.

Işığın da, ses gibi, fakat çok daha büyük bir yayılma hızı vardır. Işığın hızı, ilkin XVII. yüzyılda, Danimarkalı bir astronom tarafından ölçülmüştür. Bu ölçüye ve sonradan yapılan bir çok ölçülere göre, ışığın havada ve boşluktaki hızı saniyede 300,000 metredir.Işık, her hangi bir parlak cisim üzerine geldiğinde, doğrultusunu değiştirerek, geldiği ortama doğru, yine belirli bir doğrultudan gider. Bu olay, ışığın gelme açısı yansıma açısı, ve yansıyan ışın, aynı düzlem içindedir. Gelme açısı da yansıma açısına eşittir.Işık, saydam bir ortamdan, başka saydam bir ortama geçtiğinde ise doğrultusunda bir değişiklik meydana gelmek suretiyle yoluna devam eder. Bu olay,ışığın kırılmasını meydana getirir.




OPTİK
OPTİK
Fiziğin ışık olaylarını inceleyen dalına optik denir.

IŞIĞIN YAYILMASI
Işık ışınları homojen saydam ortamlar ve boşlukta doğrular halinde yayılır.

1. Işık Kaynağı
Işık vererek çevrelerini aydınlatan cisimlere denir. Güneş ve yıldızlar doğal ışık kaynaklarıdır. Yanan lamba ve mum gibi cisimler de suni (yapay) ışık kaynaklarıdır.

2. Işık ışınları
Işık kaynağından çıkan ve ışığın yolunu belirten doğrulara ışık ışınları veya kısaca ışınlar denir.

3. Aydınlatılmış Cisimler
Bir ışık kaynağından ışık alarak görünür hale geçen cisimlere aydınlatılmış cisimler denir.

4. Saydam Cisimler
Işığı tamamen geçiren cisimlere saydam cisimler denir. Cam, hava ve su gibi maddeler saydam cisimlerdir.

5. Yarı Saydam Cisimler
Işığı kısmen geçiren cisimlere yarı saydam cisimler denir. Buzlu cam ve yağlı kağıt gibi maddeler yarı saydam cisimlere örnek verilebilir.

6. Saydam Olmayan Cisimler
Işığı geçirmeyen cisimlere saydam olmayan cisimler denir. Tahta ve demir gibi maddeler saydam olmayan cisimlerdir.

7. Renkli ve Siyah Görme
Bir cisim, üzerine düşen güneş ışığının tamamını yansıtıyorsa bu cisim beyaz görünür. Cisim, üzerine düşen ışığın tamamını tutuyorsa bu durumda cisim siyah görünür. Eğer cisim, üzerine düşen ışığın bir kısmını yansıtıyorsa bu durumda cisim yansıttığı ışığın renginde görülür.

8. Işık Hızı
Işığın birim zamanda aldığı yola ışık hızı denir. Işık hızı, ışığın hareket ettiği ortama göre değişir. Aşağıdaki tabloda ışığın bazı ortamalardaki hızı verilmiştir.



Tam Gölge - Yarı Gölge
Kaynaklardan yayılan ışınlar, ortamda ilerlerken saydam olmayan cisimler üzerine düşerlerse, cisimleri geçemediklerinden dolayı, cisimlerin arka tarafında karanlık alanlar oluşur.
Meydana gelen bu karanlık alanlara gölge denir. Gölgenin şekli, saydam olmayan cismin şeklinin en büyük kesiti gibidir. Bunun sebebi, noktasal ışık kaynağından çıkan ışığın doğrusal olarak yayılmasıdır.

Şekildeki ışık kaynağından çıkan ışınların hiç düşmediği yerlere tam gölge, kaynağın bazı bölgelerinden ışık düşüp bazı bölgelerinden ışık düşmediği yerlere de yarı gölge denir.



Eğer kullanılan ışık kaynağı şekildeki gibi saydam olmayan engelden büyük ise, perdenin bulunduğu yere göre gölge şekilleri değişir. Perde (a) konumunda iken ortada tam gölge ve etrafında yarı gölge oluşur. Perde (b) konumunda iken yalnız yarı gölge oluşur.
(Şekil (a) ve (b))



Dünya güneş etrafında dönerken, ay dünya ile güneş arasına şekildeki gibi girdiğinde, ayın gölgesi dünya üzerine düşer ve K noktasından bakan gözlemci güneşi göremez.
Bu olaya güneş tutulması denir.
Dünya, güneş etrafında dönerken ay ile güneş arasına şekildeki gibi girdiğinde dünyanın gölgesi, ay üzerine güneş ışınlarının gelmesini engeller. Güneşten ışık alamayan ay,
L noktasından bakıldığında görülmez, bu olaya da ay tutulması denir.




DÜZ AYNALAR
Yansıma
Saydam ortamda hareket eden ışığın herhangi bir yüzeye çarpıp geri dönmesine yansıma denir. Yansıma olayında ışığın hızı, rengi yani hiçbir özelliği değişmez. Sadece hareket yönü değişir.

Bir yüzeyle 90° lik açı yapan dikmeye yüzeyin normali denir. Gelen ışınla normal arasındaki açıya gelme açısı (a), yansıyan ışınla normal arasındaki açıya da yansıma açısı (b) denir.


Yansıma Kanunları
Gelen ışın, normal ve yansıyan ışın aynı düzlemdedir.
Gelme açısı yansıma açısına eşittir. (a = b)
Işınların geldiği yüzey şekildeki gibi düzgün olursa, bu yüzeyin her noktasında normaller birbirine paraleldir. Şekildeki gibi gelen ışınların gelme açıları birbirine yansıma açıları da birbirine eşit olur.

Bundan dolayı yüzeye birbirine paralel gelen ışın demeti, yüzeyden de birbirine paralel olarak yansır. Bu yansımaya düzgün yansıma denir.
Eğer yüzey şekildeki gibi düzgün değilse, yüzeyin bütün noktalarındaki normaller farklıdır. Yüzeye paralel gelen ışınların gelme açıları yansıma açılarına eşit olmaz. Bu yansımaya dağınık yansıma denir.

Görüntü Oluşumu
Herhangi bir cismi görebilmek için, cisimden yayılan ışınların göze gelmesi gerekir. Cisimden çıkan ışınlar doğrudan göze gelirse cisim görülür.
Eğer cisimden çıkan ışınlar, yansıma veya kırılma sonucu göze gelirse algılanan şey cismin görüntüsü olur.

Şekildeki K noktasal cisminin görüntüsünü bulmak için iki ışın kullanmak yeterlidir.
Bu ışınlar yansıma kurallarına göre yansıtılır. Yansıyan ışınların uzantılarının kesiştiği yerde görüntü oluşur. Bu görüntü aynaya dik gönderilen ışının uzantısı üzerinde olmak zorundadır.


Eğer cisim şekildeki gibi ise K ve L noktalarının ayrı ayrı görüntüleri bulunur ve bu K', L' görüntü noktaları birleştirilerek K, L cisminin görüntüsü bulunur.




Görüntünün Özellikleri
Yansıyan veya kırılan ışınların kendileri kesişirse görüntü gerçek, uzantıları kesişirse görüntü zahirî (sanal) olur.
Zahiri görüntüler her zaman görünen görüntülerdir. Gerçek görüntüler ise, perde üzerine düşürülerek, değişik noktalardan görülebildiği gibi, gerçek görüntüden göze gelen ışınlar nedeniyle de perde olmadan da görülebilirler.

Düz Aynada Görüntü ve Özellikleri
Şekildeki gibi noktasal bir cisimden çıkan ışınlar, düzlem aynada yansıyor ve uzantılarının kesiştiği yerde görüntü oluşuyor.


Buna göre, düz aynada oluşan görüntü;
Zahirîdir.
Aynaya olan uzaklığı, cismin aynaya olan uzaklığına eşittir.
Boyu, cismin boyuna eşittir.
Cisme göre sağlı solludur. Sağ elimiz, görüntümüzün sol elidir.
Aynaya göre simetriktir.


Yukarıdaki şekilde cismin aynaya dik uzaklığı yoksa aynanın uzantısı alınır. K cisminin bu uzantıya göre simetriği olan K' görüntüsü bulunur.


Düz Aynada Özel Durumlar
Düzlem aynada gerçek cismin görüntüsü her zaman zahirîdir. Cismin aynaya uzaklığı, görüntünün aynaya uzaklığına, cismin boyu da görüntünün boyuna eşittir.
Bir düzlem aynaya gelen ışının doğrultusu değiştirilmeden, ayna a açısı kadar döndürülürse, yansıyan ışın 2a kadar döner.
Bir düzlem ayna ışık kaynağına yaklaştıkça gelme açısı, dolayısıyla yansıma açısı da büyür. Bu da yansıyan ışınlar arasındaki alanın büyümesi demektir. Kısacası düzlem ayna göze yaklaştıkça görüş alanı artar. Ayna gözden uzaklaştıkça görüş alanı azalır. Veya düzlem aynaya yaklaştıkça görüş alanı artar, uzaklaştıkça görüş alanı azalır.

Kesişen iki düzlem ayna arasındaki açı a ise aynalar arasında meydana gelen görüntü sayısı,

Paralel iki düzlem ayna arasındaki görüntü sayısı sonsuzdur.
KÜRESEL AYNALAR
Yarıçapı R olan bir kürenin tümsek kısmı parlatılıp ayna yapılırsa tümsek ayna, çukur kısmı parlatılıp ayna yapılırsa çukur ayna elde edilmiş olur. Aynanın tam ortasından ve merkezinden geçen eksene asal eksen denir. Aynanın asal eksenle çakıştığı noktaya tepe noktası (T) denir.

Tepe ile merkez noktalarının tam ortasındaki noktaya da odak noktası (F) denir. Odak noktasının aynaya veya merkeze uzaklığına da odak uzaklığı (f) denir.
Odak uzaklığı ile aynanın (R) yarıçapı arasında
R = 2f bağıntısı vardır.





Kürenin merkezinden geçen bütün doğrular kürenin yüzeyine dik olduğundan, küresel aynalarda merkezden geçen bütün doğrular normal olarak kabul edilebilir.




Çukur Aynada Işınların Yansıması
Yansımanın en önemli şartı gelme açısının yansıma açısına eşit olmasıdır. Merkezden aynaya çizilen doğrular, küresel aynaların normalidir. Çünkü bu doğrular aynaya diktir.
Asal eksene paralel gelen ışınlar yansıdıktan sonra odaktan geçer. Gelen ışığın normalle yaptığı açı, yansıyan ışığın normalle yaptığı açıya eşittir.

Odaktan aynaya gelen ışınlar asal eksene paralel gidecek şekilde yansır. Bir önceki ışının tam tersidir.
Merkezden gelen ışınlar yine merkezden geçecek şekilde yansır. Çünkü normal üzerinden gelen ışınlar, aynaya dik çarptıklarından kendi üzerlerinden geri yansırlar.

Tepe noktasına gelen ışınlar, asal eksenle eşit açı yapacak şekilde yansırlar. Çünkü asal eksen de merkezden geçtiği için normaldir.
Çukur Aynada Görüntü Çizimleri

Oluşan görüntünün yerini bulmak için en az iki tane ışın kullanmak gereklidir. Işınlar nerede kesişirse görüntü orada oluşur.
Cisim sonsuzda ise; sonsuzdan gelen ışınlar asal eksene paralel gelirler. Paralel gelen ışınlar ise yansıdıktan sonra odakta toplanırlar. Görüntü, odakta gerçek ve nokta halinde oluşur.
Cisim merkezin dışında ise; görüntü, odak ve merkez arasında, ters gerçek ve boyu cismin boyundan küçüktür. Hatırlanacağı gibi ışınların kendisi kesişirse görüntü gerçek, uzantıları kesişirse görüntü zahirî olur.
Cisim merkezde ise; görüntü, merkezde ters gerçek ve boyu cismin boyuna eşit olur.
Cisim odakla merkez arasında ise; görüntü merkezin dışında ters, gerçek ve boyu cismin boyundan büyüktür.







Cisim odakta ise; yansıyan ışınlar birbirlerine paralel olduğundan, görüntü sonsuzda ve belirsizdir.
Cisim ayna ile odak arasında ise; görüntü aynanın arkasında, düz, zahirî ve boyu cismin boyundan büyüktür. Çizimlerden de görüldüğü gibi cisim veya görüntüden aynaya yakın olanın boyu daha küçüktür.


Tümsek Aynalarda Özel Işınlar
Tümsek aynada da çukur aynada olduğu gibi merkezden geçen bütün doğrular normaldir. Tümsek aynada odak noktası aynanın arkasında olduğu için zahirîdir. Çünkü odak, ışığın toplandığı noktadır. Tümsek aynada ışık toplanmaz. Sadece uzantıları odaktan geçer, kendileri geçemez.
Asal eksene paralel gelen ışınlar, uzantıları odaktan geçecek şekilde yansırlar.
Uzantıları odaktan geçecek şekilde gelen ışınlar, asal eksene paralel gidecek şekilde yansırlar.
Uzantıları merkezden geçecek şekilde gelen ışınlar, kendi üzerlerinden geri dönecek şekilde yansırlar.




Tepe noktasına gelen ışınlar, asal eksenle eşit açı yapacak şekilde yansırlar.
Tümsek Aynada Görüntü Çizimi
Bir tümsek aynada cisim nerede olursa olsun görüntü her zaman ayna ile odak noktası arasında, düz, zahirî ve boyu cismin boyundan küçüktür. Cisim sonsuzda iken görüntü odakta nokta halinde olur. Şekilde görüldüğü gibi cisim aynaya yaklaştıkça görüntünün boyu büyüyerek aynaya yaklaşır.




IŞIĞIN KIRILMASI
Işık ışınları saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçerken ışınların bir kısmı yansıyarak geldiği ortama dönerken bir kısmı da ikinci ortama, doğrultusu ve hızı değişerek geçer. Işığın ikinci ortama geçerken doğrultu değiştirmesine ışığın kırılması denir.



Kırılma Kanunları
Gelen ışın, normal ve kırılan ve kırılan ışın aynı düzlemdedir.
Işık ışınları, az kırıcı ortamdan çok kırıcı ortama geçerken normale yaklaşarak kırılır.
Işık ışınları, çok kırıcı ortamdan az kırıcı ortam geçerken normalden uzaklaşarak kırılır.

İki ortamı birbirinden ayıran yüzeye dik gelen ışınlar kırılmaya uğramadan bir ortamdan diğerine geçer.






Şekillerdeki çizimlere bakıldığında, havadan suya geçen ışınların normale yaklaşarak kırıldığı görülür. Tabii ki bunun tersi olarak sudan havaya geçen ışınlar da normalden uzaklaşarak kırılır.

Sınır Açısı ve Tam Yansıma
Işık ışınları, kırıcılığı küçük ortamlardan büyük ortamlara hangi açı ile gelirse gelsin normale yaklaşarak kırılır ve ikinci ortama geçer.
Işık ışınları çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçerken normalden uzaklaşarak kırılır. Çok yoğun ortamdan az yoğun ortama gelen ışınlar ikinci ortama her zaman geçemez.

Ancak belli açılardan küçük açılarla geldiği zaman geçer.

Sınır Açısı
Gelme açısı büyüdükçe kırılma açısı da büyür ve ışığın kırılma açısı 90° olduğu andaki gelme açısına sınır açısı denir. Eğer ışık ışınları sınır açısından daha büyük açıyla gelirse ikinci ortama geçemez ve geldiği ortama normalle eşit açı yaparak geri döner. Bu olaya tam yansıma denir.

Örneğin, sudan havaya gelen ışınlar için sınır açısı 48°, camdan havaya gelen ışınlar için ise 42° dir. Bu iki örnekten de anlaşılacağı gibi ortamların kırıcılıkları arasındaki fark büyüdükçe sınır açısı küçülür.

Görünür Derinlik
Bulunduğumuz ortamdan kırıcılıkları farklı saydam ortamlardaki cisimlere baktığımızda, bulundukları yerlerden farklı yerlerde görürüz. Mesela akvaryuma üstten bakıldığında balıklar yüzeye çok yakın görülür. Su dolu havuza üstten bakıldığında, havuzun derinliği, olduğundan daha yakın algılanır.
Sonuç olarak az yoğun ortamdan çok yoğun ortamdaki cisimlere bakan gözlemciler cismi daha yakında, çok yoğun ortamdan az yoğun ortama bakan gözlemciler ise daha uzakta görür.

Şekilde görüldüğü gibi az yoğun ortamdan çok yoğun ortama normal ya da normale yakın yerden bakılırsa cisim gerçek yerinden daha yakında görülür.


Şekilde ise çok yoğun ortamdan az yoğun ortama bakıldığında ise cisim gerçek bulunduğu yerden daha uzakta görülür. Bunların nedeni, ışığın kırılarak göze gelmesi ve gözün de kırılan ışınların uzantısında görmesindendir.




PRİZMALAR
Kesiti şekildeki gibi üçgen şeklinde olan saydam ortamlara ışık prizması denir. Prizmalar genelde camdan yapılmışlardır.
Tek renkli bir ışık ışını şekildeki gibi prizmaya gönderildiğinde ışın normale yaklaşarak prizmaya girer.



Çünkü camın kırıcılığı havadan fazladır. Işık ışını prizmadan havaya çıkarken normalden uzaklaşır. Böylece ışık ışını iki defa yön değiştirip prizmanın tabanına doğru saparak dışarı çıkar.

Tam Yansımalı Prizmalar
Kesiti ikizkenar dik üçgen şeklinde olan camdan yapılmış prizmalara tam yansımalı prizmalar denir. Çünkü bu üçgenin açıları 45°, 45° ve 90° dir. Camdan havaya geçişte sınır açısı 42° olduğundan bu prizmaya gönderilen ışık en az bir defa tam yansımaya uğrar.
Şimdi bu prizmaya gönderilen bir kaç ışığın izlediği yolları şekiller üzerinde görelim.



Şekillerdeki sistemlerde görüldüğü gibi ışık, en az bir yüzeyde tam yansımaya uğrar. Şekiller üzerinde de görüldüğü gibi ışınların, yüzeylerin normalleri ile yaptıkları açı 42° den büyükse tam yansımaya uğrar.
Şekilde görüldüğü gibi aynı prizmaya farklı iki ışık gönderildiğinde biri tam yansımaya uğramasına rağmen diğeride tam yansımaya uğramamıştır.



Beyaz Işığın Renklerine Ayrılması
Aynı saydam düzleme şekildeki gibi eşit gelme açılarıyla gönderilen kırmızı ve mavi ışınların aynı miktarda kırılmadığı, mavinin daha çok kırıldığı gözleniyor.

Yani aynı ortam, farklı ışınlar için farklı kırılma indisine sahipmiş gibi davranır.

Şekildeki prizmaya gönderilen beyaz ışık renk karışımı olduğundan bu renkler prizmadan geçerken farklı miktarlarda kırılırlar. En az kırmızı, en çok mor ışın kırılır.




MERCEKLER

İki küresel yüzey veya bir düzlemle bir küresel yüzey arasında kalan saydam ortamlara mercek denir. Şekildeki gibi yüzeyler kesişiyorsa ince kenarlı mercek olur ki bu mercek üzerine gelen bütün ışınları her iki yüzeyden kırarak asal eksenine yaklaştırır.
Mercekler yüzeylerin şekline göre iki tip olabilir.



Şekildeki gibi yüzeyler kesişmiyorsa bu merceklere kalın kenarlı mercek denir.



Kalın kenarlı mercek ışığı her iki yüzeyden kırarak asal eksenden uzaklaştırır. Kısacası ince kenarlı mercekler ışığı toplar, kalın kenarlı mercekler ışığı dağıtır.




Aynalarda olduğu gibi merceklerde de ışığın toplandığı nokta odak noktası ve bu noktanın merceğe uzaklığı odak uzaklığıdır. Fakat burada odak uzaklığı küresel yüzeylerin yarıçapının yarısı kadar değildir ve merceğin hem sağından gelen ışınlar hemde solundan gelen ışınlar her iki yüzeyde de eşit miktarda kırıldıkları için mercekten eşit uzaklıklarda odaklanırlar.












Şekil (a) ve (b) de görüldüğü gibi merceğin kırmızı ışığa göre odak uzaklığı, mor ışığa göre odak uzaklığından daha büyüktür. Bunun nedeni kırmızı ışığın kırıcılığının mora göre daha az olmasıdır.

İnce Kenarlı Mercekte Özel Işınlar:

İnce kenarlı mercekte özel ışın ve görüntüler çukur aynanın aynısıdır. Sadece aynada yansıma, mercekte ise kırılma olayı vardır.
Asal eksene paralel gelen ışın, odaktan geçecek şekilde kırılır.

Odaktan geçecek şekilde gelen ışın, asal eksene paralel gider.
Odak uzaklığının iki katı mesafede gelen ışın, yine odak uzaklığının iki katı mesafeden geçecek şekilde kırılır.

Merceğin optik merkezinden geçecek şekilde gelen ışın doğrultu değiştirmeden gider.
İnce Kenarlı Mercekte Görüntü Çizimleri
Cisim 2F noktasının dışında ise görüntü F ile 2F arasında ters, gerçek ve boyu cismin boyundan küçüktür.


Cisim 2F de ise görüntüsü 2F de ters, gerçek ve boyu cismin boyuna eşittir.


Cisim 2F ile F arasında ise görüntüsü 2F nin dışında, ters, gerçek ve boyu cismin boyundan büyüktür.


Cisim F de ise görüntüsü sonsuzda olur.
Cisim sonsuzda ise, görüntüsü F de, gerçek ve noktasaldır.
Cisim mercekle F arasında ise, görüntü cismin arkasında, düz, zahirî ve boyu cismin boyundan büyüktür. (Büyüteç durumu)










Kalın Kenarlı Mercekte Özel Işınlar:

Kalın kenarlı mercekteki özel ışınlar ve görüntü çizimleri tümsek aynadaki özel ışınlar ve görüntü çizimlerinin aynısıdır. Sadece tümsek aynada yansıma, merceklerde ise kırılma neticesinde görüntüler oluşacaktır.
Asal eksene paralel gelen ışın uzantısı odaktan geçecek şekilde kırılır.

2. Uzantısı odaktan geçecek şekilde gelen ışın asal eksene paralel gidecek şekilde kırılır.

3. Uzantısı 2F noktasından geçecek şekilde gelen ışın yine uzantısı 2F noktasından geçecek şekilde kırılır.
Optik merkeze gelen ışın kırılmadan gider.



Kalın Kenarlı Mercekte Görüntü Çizimi:
Şekilde görüldüğü gibi cisim nerede olursa olsun görüntü her zaman cismin olduğu taraftaki odakla mercek arasında düz, zahiri ve boyu cismin boyundan küçük olur. Cisim merceğe yaklaştıkça görüntü de merceğe yaklaşır ve boyu artar. Cisim sonsuzda iken görüntü odakta olur.


Merceklerde Yakınsama
Gözlük camı olarak kullanılan merceklerin bir ölçüsü vardır. Buna yakınsama denir. Gözlük numaraları, gözlük camının odak uzaklığı ile ilgilidir.
Gözlük numaraları bilimde diyoptri olarak adlandırılır. Diyoptri ise merceğin yakınsamasının birimidir. Bir merceğin yakınsaması o merceğin metre cinsinden odak uçaklığının tersi alınarak bulunur. Bunun formülü;


İnce kenarlı merceklerin odak uzaklıkları pozitif (+), kalın kenarlı merceklerin odak uzaklığı negatif (–) olarak hesaplanır.
ReaeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsor Reklam
           
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Fizik Uğraş Alanı Hakkında Konu Anlatımlı Ders Notları eymen33 Fizik Ders Notları 0 08-21-2013 09:36 PM
Dalgalar Neden Paralel - Dalgalar - Paralel - Fizik Ders Notları eymen33 Fizik Ders Notları 0 04-02-2013 11:20 PM
Güç ve Verim Nedir - Fizik Konulari - Güç ve Verim Ders Notları eymen33 Fizik Ders Notları 0 04-02-2013 01:52 PM
Fizik ders notları hserdar Fizik Soru Bankası ve Testler 0 01-31-2013 10:04 PM
9.sınıf fizik ders konuları,yeni müfredat,fizik dersi,lise ReaeL Fizik Ders Notları 0 08-05-2010 07:18 PM


Yazılı Soruları-Soru Bankası-Yaprak Test-Ders Notu-Konu Anlatımı-Proje Ödevi- Performans Görevi-Zümre Tutanakları-Yıllık Plan-Etkinlikler, Çalışma Yaprakları Tüm Zamanlar GMT +6 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:26 AM.


Eğitim ve Ögretim