Fizik; beş harften oluşan bir sözcük. Ancak öğrencilere sorduğumuzda üstlerinde büyük bir etkisi var. Bu etkinin adını koymaya kalktığımızda “ KORKU “ ile karşılaşıyoruz. Öğrencilerin genellikle büyük bir bölümü lise ikinci sınıf da fizik dersini tercih etmiyor. Bunun nedenlerini sıralamaya kalktığımızda birinci nedenin, ailelerin dahası toplumun bilime vermesi gereken önemi yeterince vermediğini görüyoruz. Okulda akarsuyun mikrop taşıdığını öğrenen öğrenci bu bilgiyi ailesi ile paylaşmaya kalktığında “ Hadi oradan böyle şey olur mu? “ etkisi ile karşılaşabiliyor. Öğrendiği bilginin günlük yaşamda hiçbir işe yaramadığını düşünüyor. O zaman bu ders sadece okunup geçerli notun alınması gereken bir zorunluluğa dönüşüyor. İkinci neden; bir üst sınıfa geçmiş öğrencilerin zor dersler listesinde fizik dersinin ilk sırayı almasından kaynaklanıyor. Liseye yeni başlamış öğrenci bir üst sınıftaki arkadaşına dersleri sorduğunda zor ders olarak fizikle tanışıyor. Fizik dersi ile tanışmadan onun “ZOR” olduğu ile tanışıyor.
Üçüncü neden ; Fen ve Teknoloji ile fizik öğretmenlerinin yaklaşımlarından kaynaklanıyor. Fizik çok kolaylıkla matematik dersi ile karıştırılabilen bir ders. Konunun açıklanması, yaşamdaki, teknolojideki yeri detaylandırılmadan konu ile ilgili çok şıklı problem çözümlerine girmeleri, öğrencileri bu dersten soğutabiliyor.
O zaman öncelikle öğrencilerimizin bilmesi gereken “ Fizik nedir? “ sorusunun cevabıdır.
Fizik, yaşamın ta kendisidir.
Yaşarken yaptıklarımızı şöyle kaba başlıklarla anımsarsak fiziğin yaşamın ta kendisi olduğunu da görmüş oluruz.
Yaşamak için yaptıklarımıza baktığımızda. Soluk alıp vermek, beslenmek, hareket etmek, iş yapmak, enerji harcamak ve diğerleri ile gündemdeki konular, global ısınma, nehirlerin, denizlerin kirlenmesi, cep telefonu, yazıcı, bilgisayar, uydular, uzay araçları ve daha nice aklınıza gelen konu fiziğin de konusudur. Fizik konularını canlı ve cansız doğadan alır. Doğada gerçekleşen olayların nasıllarını matematiksel ifadelendirmeye çalışır.
Okula ulaşmak, arkadaşlarımızla buluşmak için hareket ederiz, bunların dışında da hareket olayları gerçekleştirilir, bunu hepiniz bilirsiniz. Fizik tüm bu hareket olaylarının neden ve niçin ini “ Mekanik “ başlığı altında inceler. Şimşeğin çakması, ampulün yanması, elektrik yükü gibi günlük yaşam olaylarını “ Elektrik “ başlığı altında inceler. Işığın aynadaki, merceklerdeki hareketlerini, gökkuşağının oluşumunu, ışığın camı kırmadan nasıl geçtiğini “ Optik “ başlığı altında inceler. Sıcaklık, ısı, rüzgâr, buhar kazanları, termometreler “ Termodinamik “ başlığı altında inceler. Maddeyi, maddeyi meydana getiren atomu ve atomun içerisindeki parçacıkları “ Atom Fiziği “ başlığı altında inceler. Metallerin özellikleri, kristal yapılı maddeleri “ Katıhal Fiziği “ başlığı altında inceler.
Yukarıda sayılanlara baktığınızda bunların hiç birinin yaşamın dışında konular olmadığını sanırım fark etmişsinizdir.
Çeşmemizden su akmasının nedeni su kaynağı ile evimizin musluğu arasındaki basınç farkıdır. Bunun araştırmasını fizikçiler yapar ve biz günlük yaşantımızda bilmeden de olsa bunları kullanırız. Cep telefonlarımız, bilgisayarlarımızı severek kullanırız ve bunların çalışma prensiplerini geliştirenler de fizikçilerdir.
Sıcaklığı ölçmek için kullandığımız termometrede cıva ya da alkolün ısındıkça hacminin genişlediğini saptayanlar da fizikçilerdir. Bu termometrelere bakar ve günün sıcaklık değerini anlarız. Sıcaklık değerine göre giyeceklerimize, günlük işlerimizin planlanmasına karar veririz.
Maddelerin kapladığı yeri merak eden de fiziktir. Bu maddelerin hacminin hesaplanması ile ilgilidir. Bize ne diyebilirsiniz. Günlük yaşamda hacım hesabı yapmıyoruz ki diyebilirsiniz. Birlikte günlük yaşamda ne kadar çok hacım hesabı yaptığınızı bilmek ister misiniz? Ayakkabı alırken ne dar, ne de bol ayakkabı almak istemezsiniz. Elinize kağıt kalem almaksızın yaptığınız şey, ayağınızla alacağınız ayakkabının hacimlerini karşılaştırırsınız. Ailenizin size almak istediği çantaya neden itiraz ettiğini bir düşünün. Birinci neden beğenmemekse ikinci neden ya çok küçük olması ya da çok büyük olmasıdır. Yine yaptığınız şey hacım hesabıdır. Kıyafet alırken, arabaya bir kişi daha alacağınız zaman, ev tutacağınız zaman ve bu böyle gider. Yaptığınız şey hacım hesabıdır. Bu birkaç basit örnekten de anladığınız gibi fizik yaşamla ilgilenir ve konuları sizin yaşamda bilmeden kullandığınız her şeydir.