Go Back   Yazılı Soruları-Soru Bankaları-Yaprak Test-2009-2010 Yazılı Sınav Soruları ve Cevapları > İlköğretim 2.Kademe Yazılı ve Sınav Soruları > Türkçe Dersi Yazılı ve Sınav Soruları > Türkçe Ders Notları

Kelime Anlamı - Ders Notu ve Konu Anlatımı

Türkçe Ders Notları
Kelime Anlamı - Ders Notu ve Konu Anlatımı Konusunu Görüntülemektesiniz.->KELİME BİLGİSİ KELİME (SÖZCÜK) Tek başına anlamı olan ya da kendi başına anlamı olmadığı halde cümle içinde anlam bütünlüğü sağlayan ses yada ses topluluğuna KELİME ( SÖZCÜK )denir. Kelimeler hece ...

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-18-2011, 12:54 PM   #1 (permalink)
Kullanıcı Adı
Administrator
Standart Kelime Anlamı - Ders Notu ve Konu Anlatımı

          

KELİME BİLGİSİ
KELİME (SÖZCÜK)

Tek başına anlamı olan ya da kendi başına anlamı olmadığı halde cümle içinde anlam bütünlüğü sağlayan ses yada ses topluluğuna KELİME ( SÖZCÜK )denir.

Kelimeler hece yada hece topluluklarıyla oluşur.
Türkçe’de 8 çeşit kelime vardır : “İsim, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, ünlem, fiil” Bunlardan isim ve fiil dildeki asıl kelimelerdir.
Kelime, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasıdır. Kelimelerin belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesiyle anlaşma sağlanır.
KAVRAM ( MEFHUM )
Nesnelerin, duygu ve düşüncelerin zihindeki tasarım biçimine kavram denir.
Kavramlar soyut ve somut olarak ikiye ayrılırlar. Kavramlar kendilerine göre belirli bir alanı kaplarlar; Yani bir çok nesneyi, duygu ve düşünceyi içlerine alabilirler. Kavramlar tekil hale geldikçe küçülürler.
Evren > uzay > güneş sistemi > dünya > kıta > ülke > Türkiye > Giresun.
KELİME ( SÖZCÜK ) VE KAVRAM İLİŞKİSİ.
Kavram hep aynı kalır bu kavramları karşılayan sözcükler ise değişebilirler fakat bu sözcükler hep aynı kavramı karşılarlar. Bu nedenle sözcüğe gösterge adı verilir. Mesela köpek sözcüğü dört ayaklı, dişleri keskin kuyruklu hayvanı zihinde oluşturur: ama diğer dillere baktığımızda köpek kelimesini İngilizce de dog , almanca da her hunt, Fransızca da le chien karşılar. Fakat bu dilleri kullananlarda aynı şekilde zihinlerinde canlandırdıkları varlık bizim canlandırdığımızla aynıdır. Kelimeler canlandırılan bu varlıkların dilde gösteriliş biçimidir.
KELİME ve ANLAM
Sözcüklerin belirttiği kavramların, çevremizdeki her türlü olayın, hareket ve hayallerin zihindeki değerlendirilişine anlam denir.
Sözcükler söylendiğinde zihinde önce kavram oluşur ve bu kavramın özellikleri değerlendirilerek zihinde canlandırılan kavramlar anlamlandırılır.
Kuş ( nesne) -> kuşun zihinde canlandırılması ( kavram ) -> kuş kelimesi kavramın ifadesi -> kuşun özelliklerinin bilinmesi onun anlamlandırılmasıdır.
Kelimeler de dil gibi canlı varlıklardır. Sahip oldukları anlamların dışında zamanla yeni anlamlar kazanabildikleri gibi bir anlamda birkaç kelime de kullanılabilir. Bu özellikler hem kelimenin kendisine ait olabilir, hem de diğer kelimelerle olan anlam ilişkisini gösterebilir. Burada kelimelerin anlam özelliklerinin yanı sıra kelimeler arasındaki anlam ilişkileri de karşımıza çıkmaktadır. Kelimeler tek başlarına anlamlı olabildikleri gibi cümlede veya söz içinde kullanılışlarına göre yeni anlamlar da kazanabilirler, aralarında anlamdaşlık sesteşlik gibi ilişkiler de barındırabilirler.
“ Bir uzay bilgini eşi ile uzay yolculuğuna çıkar. Yolda uzay aracı arıza yapar ve uzay bilgini en yakınlardaki bir gezegene inmek zorunda kalır. Bu gezegen gri renktedir ve üzerinde ince bir kül tabakasından başka bir şey yoktur. Gezegende yalnız kalan uzay bilgini ve eşinin bir zaman sonra bir çocukları olur. Çocuk büyür; ancak anne ve babası ona ağaç, kuş, balık, doğa ve benzeri hiçbir kavramı öğretemez. Çünkü çocuk zihninde canlandıramadığı ve algılayamadığı hiçbir şeyi tasarlayamaz ve düşünemez.
Daha sonra uzay bilgini eşi ve çocukları dünyaya dönerler. Hiçbir şeyin olmadığı gezegenden dünyaya gelen çocuğun zihninde binlerce kavram oluşur. Sonuçta bu kavramların karşılığı olan kelimeleri öğrenir. Öğrendiği bu kelimelerle de düşünceleri gelişir ve zihninde çoğalan kavramlar ve bunları gösteren kelimeleri öğrendikçe diğer insanlar gibi nesneleri, duygu ve düşüncelerini anlatmaya başlar.”

KELİMELERİN CÜMLE İÇİNDE KAZANMIŞ OLDUKLARI ANLAMLAR

1 … GERÇEK ANLAM ( SÖZCÜK ANLAM )
2 … MECAZ ANLAM (CÜMLE İÇERİSİNDE KAZANILAN ANLAM
3 … TERİM ANLAM ( ÖZEL KAZANILAN ANLAM)

ÇOK ANLAMLILIK:
Her sözcük temelde belli bir nesneyi, kavramı ya da durumu karşılamak için doğarlar. Ancak toplumsal değişmeler, yeni nesne ve kavramlar yeni adlandırmaları gerektirdiğinden zamanla bir sözcük çok farklı anlamlara gelebilir. Buna çok anlamlılık denmektedir.
Örneğin; “bağlamak” sözcüğü ilk anlamıyla bir nesneyi ip veya benzeri maddelerle bağlı duruma getirmektir. Aynı kelime “Bu karar beni bağlamaz.” Cümlesinde kararın geçersiz olduğu, “Bizim ilçeyi yeni bir ile bağlamışlar.” Cümlesinde ilçenin başka bir ilden yönetileceği anlamında kullanılmıştır.

Çok anlamlılık LGS , ÖSS ve diğer sınavlarında mecaz anlam olarak değerlendirilir.


1. GERÇEK ANLAM ( TEMEL ANLAM )
Kelimelerin taşıdıkları ilk ve genel anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Kelimenin gerçek anlamı, herkesçe bilinen yaygın anlamıdır. Buna "temel anlam" da denir.
Meselâ, “ağız” dendiğinde akla ilk gelen, organ adıdır.

Soğuktan su boruları patlamış.
Ayağında eski bir spor ayakkabı var.
Biraz sonra toprak bir yola girdik.
Kanadı kırık bir martı gördüm.
Soğuk sudan boğazı şişmişti.
Yataktan kalkarken başımı duvara çarptım.
Dün gece erken yattım.
Sıcak çorbayı içince rahatladım.
Dolaptan temiz elbiselerini çıkardı.
Ahmet’in burnu iyi koku alır.
Ağzında yaralar oluşmuştu.
Elini hırsla masaya vurdu.
İri hantal gövdesini zorlukla sürüklüyor gibiydi.
Gölün kıyılarını yapraksız, bodur ağaçlar kuşatmıştı.
2. MECAZ ANLAM (CÜMLE İÇERİSİNDE KAZANILAN ANLAM)
Bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir. Başka bir deyişle bir kelimenin, gerçek anlamı dışında, başka bir anlama gelecek şekilde kullanılması sonucu ortaya çıkan anlamdır. Bu kullanımda anlatımı renklendirmek ve kuvvetlendirmek esastır.
“Burun” kelimesi gerçek anlamda vücudun bir organıdır. “ Bu günlerde burnu büyüdü.” Cümlesinde burun kelimesi kendini büyük diğer insanları küçük görmek manasında kullanılarak mecaz olmuştur.

Bu konuyu bir daha açmayacağım.
İşsizlik sorunu hükümeti terletecek.
Derdim çoktur, hangisine yanayım.
Doktora boş gözlerle bakıyordu.
Bu şarkıya bayılıyorum.
Tatlı sözlerle babasının gönlünü aldı.
Yakında savaşpatlayacak.
Hepimiz onun hafif biri olduğunu biliyorduk.
İnce işlere aklım pek ermiyor.
Kitapları taşırken kolum koptu.
İlk damlalardan sonra yağmur birden coştu.
Bu söze gençlerden biri ince bir karşılık verdi.
Onun pişkinliğine bir anlam veremedik.
Cesaretinin kırılmasına sen sebep oldun.
Engellemek için işime konan taşın hesabı yok.

Eş sesli kelimelerde her bir anlam gerçek anlamdır; bu nedenle eş sesli kelimelere mecaz anlamlıdır denemez.
Yüz= 100 . insan yüzü . yüz (mek) sağ= yön . canlı olmak . sağ (mak)


Mecaz anlamlar, benzetme ve ilgi yollarıyla da yapılır.
Benzetme yoluyla yapılanlardan biri deyim aktarması ( istiare , eğretileme ). Değim aktarması açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılır. Edebiyat dersinde söz sanatları arasında incelenir.
“Kurban olam, kurban olam
Beşikte yatan kuzuya” (açık istiare)
Kuzu kelimesi mecaz anlamdır. Bebek kuzuya benzetilmiştir.
“Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor.” (kapalı istiare)
tekerleklerin çıkardığı sesler insana benzetme yoluyla yolla konuşuyormuş gibi gösterilmiştir.

İlgi yoluyla yapılanlara ad aktarması denir. (mecazı mürsel)
Benzetme amacı güdülmeden bir kelimenin bir başka kelime yerine kullanılmasıdır.
Ad aktarmasında benzetme amacı olmaz. İç-dış, parça-bütün, neden-sonuç, sanatçı-yapıt, yer-insan, yer-olay gibi ilgiler vardır. Aşağıdaki cümleler ad aktarmasına örnektir. (ad aktarması ayrıca mecaz-ı mürsel adıyla söz sanatlarında da işlenir.)

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilâl (bayrak)
Başını (saç) kestir demedim mi?
Bereket (yağmur) yağıyor; çiftçinin yüzü gülecek.
Ayağını (ayakkabı) çıkarmadan girebilirsin.
Bu olaylara Ankara (meclis) sessiz kalıyor.

Orhan Veli’yi ( Orhan velinin kitapları) okur musun?
Çocuk eli uzun biri, cüzdanımı almış.
Burası çok ayak altı, şurada duralım.

Deyimlerde mecaz anlam olarak değerlendirilir. Bir bölüm değimler ise gerçek anlamında olabilir.
Her gördüğüne dudak büküyordu.
Senin yaptığın pire için yorgan yakmak.
İki genç adam boğaz boğaza geldi.
Olur olmaz konularla baş ağrıtmayı seversin.
Bu şekilde anlatırsanız aklı yatar.
Matematiği aklım almıyor.
Çocuk ağzı açık beni dinliyordu.
Öğrenciler, beni can kulağı ile dinliyordu.
Hiçbir işte dikiş tutturamamıştı.
Bizimkinin iyice çenesi düştü.
Göze girmek için her şeyi yapıyor.
İşin ağırlığı gözümüzü korkutmuştu.
Bu soruya kafa yormanı istemiştim.

3. TERİM ANLAM
Bir bilim, sanat ya da meslek dalıyla ilgili bir kavramı karşılayan kelimelere terim denir. Terimlerin anlamları dar ve sınırlıdır.

Örnek: "Ekvator" kelimesi tek bir anlama gelir ve tek bir nesneyi karşılar.
Örnek: kök, mısra, muson, kare, denklem, pi sayısı, hücre, bileşke, özne, kafiye, meridyen, ova, es, nota, portre, sülfe, aktör…

Terimler halkın söz varlığında yer almaz, ama halk ağzında kullanılıp da sonradan terim özelliği kazanmış kelimeler vardır.
Örnek: "Budala" kelimesi halkın söz varlığında aptal, anlayışsız, sersem anlamlarıyla kullanılır, fakat bu kelime psikolojide belli bir zeka seviyesine sahip anlamında kullanıldığında terimdir.
Terimler, genellikle gerçek anlamıyla kullanılan sözlerdir. Terimlerin, mecaz anlamı, deyim anlamı yoktur.

Boğaz’ı geçip Karadeniz’e ulaştık.
Ayağı olmayan göllerde tuz oranı yüksek olur.
Ağacın kökleri çok derinde.
Üçgenin iç açıları toplamı 180’dir.
Bu gün derste deney yaptık.
Şiirin kafiyelerini bulamayınca öğretmen bize çok kızdı.





VARLIKLARINI HİSSEDİŞE GÖRE KELİMELER

1 … SOYUT ANLAM
2 … SOMUT ANLAM

1. SOYUT ANLAM
Beş duyu organından biriyle algılanamayan, maddesi olmayan, varlıkları inançla ve his ile bilinen kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere soyut kelimeler denir; bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de soyut anlam denir.

Hayal, rüya, düşünce, menfaat, sevgi, korku, güzellik...

2. SOMUT ANLAM
Beş duyu organından her hangi biriyle algılanabilen, maddesi olan kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere somut kelimeler denir; bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de somut anlam denir.

Ağaç, taş, ev, mavi, soğuk, su, masa, yol, yürümek, koşmak...

Somut anlamlı kelimeler mecazlı kullanılarak soyuta aktarılabilir.
Örnek: yol somuttur. Bu yolda bütün dünyadan geçilir.



KELİMELER ARASI ANLAM İLİŞKİSİ

1 EŞ ANLAMLI KELİMELER (ANLAMDAŞ )
2 ZIT ANLAMLI KELİMELER ( KARŞIT )
3 EŞ SESLİ KELİMELER ( SESTEŞ )

1. EŞ ANLAMLI KELİMELER (ANLAMDAŞ)

Yazılış ve okunuş bakımından farklı fakat anlamca aynı olan kelimelerdir. Bu tür kelimeler birbirlerinin yerini tutabilir. Anlamdaş kelimelerin birisi genelde yabancı kökenlidir.
kıymet-değer, cevap-yanıt, sene-yıl, medeniyet-uygarlık, imkân-olanak, acele-ivedi, zelzele-deprem, yoksul-fakir, misafir-konuk, sınav-imtihan, yöntem-metot, mesele-sorun, fiil-eylem, kelime-sözcük, vasıta-araç...

Fakat bazı durumlarda anlamdaş kelimeler birbirinin yerini tutamaz: “kara bahtlı” kelime grubunda “kara” kelimesinin yerine “siyah” kelimesini kullanamazsınız. Çünkü iki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş veya yakın anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir.
Türkçe kelimeler arasında da eş anlamlılık olabilir:

Deprem - yer sarsıntısı - zelzele,
kimi zaman - ara sıra - zaman zaman - arada bir – bazen

Yakın anlamlı olan fakat tam olarak eş anlamı karşılamayanlar.
Yazılışı ve okunuşu farklı olan, anlamdaş gibi göründüğü hâlde birbirinin yerini tamamen tutamayan, yani aralarında anlam ayrıntısı bulunan kelimelerdir. Bunlar çoğunlukla Türkçe kelimelerdir.
göndermek-yollamak, bezmek-bıkmak-usanmak, dilemek-istemek, çevirmek-döndürmek, söylemek-demek-konuşmak, eş-dost, hısım-akraba, bakmak-seyretmek,

Kardeşim sana küsmüş.
Kardeşim sana kırılmış.
Kardeşim sana gücenmiş.
Kardeşim sana darılmış.

Birinci cümlede bir "kesinlik ve aşırılık" anlamı, ikinci cümlede bir "esneklik, hatta hoşgörü" anlamı, üçüncü cümlede "üzülmek" anlamı, dördüncü cümlede "gücenip görüşmez olmak" anlamı vardır.





2. ZIT ANLAMLI KELİMELER (KARŞIT)


Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelerdir.
Siyah-beyaz, uzun-kısa, aşağı-yukarı, ileri-geri, var-yok, gelmek-gitmek,

Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur. Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı satılmaz.
“sevinmek” karşıtı sevinmemek değil “üzülmek”tir.
Bir kelimenin olumsuzu o kelimenin zıddı değildir sadece olumsuzudur.

Kelimeler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişir.
“doğru” kelimesinin zıt anlamlısı bir cümlede “eğri” olurken, diğerinde “yanlış” olabilir.

İki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş, yakın anlamlı veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir. Meselâ, siyah ile beyaz, ancak ikisi de gerçek (temel) anlamda oldukları zaman zıt anlamlı olurlar. Hafif olmayan anlamındaki “ağır” kelimesinin ağır olmayan anlamındaki “hafif”le zıt anlamlı olabilmesi için ikisinin de gerçek (temel) anlamda kullanılması gerekir.




3. EŞ SESLİ KELİMELER (SESTEŞ)


Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan kelimelerdir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler. Şiirde cinas olarak kullanılır ve cinaslı kafiye yapılır.
Gül: 1. çiçek, 2. gülmekten emir
Kır: 1. kırsal alan, 2. kırmaktan emir, 3. beyaz
Yazma: 1. baş örtüsü, 2. yazmaktan olumsuz emir, 3. yazma işi

Ek almış kelimeler ve almamış kelimeler arasında da eş seslilik söz konusudur. Bu ekler görevce farklı ekler de olabilir:

Siyah anlamındaki “kara” ile “kar-a” (-a: yönelme hâl eki) gibi

Neden kondun a bülbül kapımdaki asmaya
Ben yarimden vazgeçmem götürseler asmaya

“hala” ve “hâlâ”, “kar” ve “kâr”, “adet” ve “âdet” kelimeleri eş sesli değildir. Okunuşları ve anlamları farklıdır.

KELİME OLUŞUMLARI

YANSIMALAR
İKİLEMELER
1. YANSIMALAR
Tabiat taklidi olarak yapılan sözcüklere denir.
Tık - Tıkırtı Şır - Şırıltı
Gürültü, fısıltı, miyavlamak...
Parıltı ve ışıltı görsel yansımalardır.

2. İKİLEMELER
Anlatıma güç katmak, anlatılanı vurgulamak amacıyla iki sözcüğün yan yana kullanılmasıyla oluşurlar. İkilemeler çeşitli yollarla yapılırlar.

a -Aynı sözcüğün tekrarıyla:
Uzun uzun, yavaş yavaş.
b -Eş ya da yakın anlamlı sözcüklerle:
Doğru dürüst, eş dost, kılık kıyafet.
c -Zıt anlamlı sözcüklerle:
İyi kötü ,aşağı yukarı, er geç.
d -Biri anlamlı biri anlamsız iki sözcükle:
Yarım yamalak, ufak tefek, eski püskü
e -Anlamsız sözcüklerle:
Ivır zıvır, abur cubur,
f -İkinci sözcüğe “–m” sesi getirilerek yapılan ikilemeler: Ev mev, acak macak, para mara
g -Yansıma ve ünlemlerle yapılan ikilemeler: Şırıl şırıl, tüh tüh, vah vah
h -Sayılardan oluşanlar: Üç aşağı beş yukarı, bir deri bir kemik, yedi iklim dört bucak
ı -mi edatıyla yapılanlar: Güzel mi güzel, yeni mi yeni
i -Tamlama şeklinde olanlar: Güzeller güzeli, iyiler iyisi
j -Bağlaçlarla yapılanlar: Ev de ev, güldü de güldü

İkilemeler parçalanamaz söz öbekleri olduğundan sözcüklerin yerleri değiştirilemediği gibi sözcüklerin arasına noktama işaretleri de konulamaz
Onun arabası var güzel mi güzel.

SÖZCÜKLERDE ANLAM OLAYLARI
AD AKTARMASI
SOMUTLAŞTIRMA
DOLAYLAMA
ANLAM DARALMASI
ANLAM BAŞKALAŞMASI
1 -AD AKTARMASI
Benzetme amacı gütmeden bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır.
1 Parça-bütün ilişkisi:
Bir varlığın parçası söylenerek bütünü anlatılmak istenir.
Motor kıyıya yanaştı.(Kayık)
Beni utandıran o gözlerdi.(İnsan)
Ünlü kalemler bir araya geldi.(Yazar)
Vapur Üsküdar’a yanaştı.(İskele)

2 İç-Dış ilişkisi:
Dıştaki söylenerek içteki, içteki söylenerek dıştaki kast edilir.
Sobayı yak.(İçindeki odunları vs.)
Ayaklarını çıkarmadan girme. (Pabuç)
Çok harareti vardı, tam üç bardak içti.(Su)
İki tabak yedi.(Yemek)
3 Sebep-sonuç ilişkisi:
Akşama doğru bereket yağdı.(Yağmur)
4 Yer-yönetim ilişkisi:
Ankara olaya tepki gösterdi.(Meclis)
5 Yön-insan ilişkisi:
Doğu ile Batı zamanla bir birine kaynaşıyor.(İnsanlar)
6 Sanatçı-eser ilişkisi:
Konferansın bitiminde bize Akif’i okumamızı önerdi.(Eserleri)

Doğayla ilgili kavramların insana aktarılması:
Onun ne keçi olduğunu sen bilmezsin.(inatçı)
O tilkiden hiçbir şeş kaçmaz.(kurnaz)
Böyle pişkin adam görmedim.(umursamaz)
Yumuşak birine benziyor.(mülayim)

2.SOMUTLAŞTIRMA:
Soyut, anlaşılması güç duygu ve düşüncelerin somut kavramlarla anlatılmasıdır.

Senin bu kadar taş kâlpli olduğunu bilemezdim.(Zalim)
Hislerimi ayaklar altına aldı.(İyi beklentilere cevap vermemek anlamında.)
Bu konu çok iyi kavranılmalı.(Kavramak tutmak anlamında.)

Duyularla ilgili kavramlar arasında aktarmalar:
Annemin yumuşak sesi duyuldu.(Şefkatli)
Öğretmenin sert bakışı çocuğu korkuttu.(Kızgınlık)
Öz evlâdından duyduğu acı sözlerle yıkıldı.(Kızgınlık)

3 DOLAYLAMA
Bir sözcükle anlatılabilecek bir kavramı bir den fazla sözcükle anlatmaya dolaylama denir.
Bir anlatımın dolaylama olabilmesi için yaygın bir söyleyişe sahip olması gerekir.
Türkiye’nin kâlbi Ankara
Çağ açan komutan Fatih
Beyaz perde Sinema
Yavru vatan Kıbrıs
Kara elmas Kömür
Bacasız sanayi Turizm
Güzel adlandırmayla yapılanlar.
Verem ince hastalık
kusmak istifra etmek
cin-peri iyi saatlerde olsunlar
ölmek beka diyarına gitmek

4 ANLAM DARALMASI
Bir sözcüğün kapsadığı anlamlardan bir ya da bir kaçını kaybetmesidir.
Oğlan kelimesi eskiden hem erkek hem de kız evlat için kullanılırken günümüzde sadece erkek evlat için kullanılmaktadır. Uşak kelimesi de aynı özelliklere sahiptir.

5 ANLAM BAŞKALAŞMASI
Bir sözcüğün eski anlamından sıyrılarak yeni anlamlar kazanmasıdır.
Üzmek sözcüğü Göktürk yazıtlarında kırmak, kesmek iken günümüzde hoşnutsuzluk anlamında kullanılmaktadır. Yine ukalâ sözcüğü Osmanlı Türkçe’sinde akıllılar anlamında iken günümüz Türkiye Türkçe’sinde kendini beğenmiş anlamında kullanılmaktadır.



KELİMELERİN GENEL VE ÖZELLİĞİ

GENEL VE ÖZEL ANLAM
Anlam olarak varlıkların tümünü kapsayan sözcüklere genel anlamlı sözcükler, tek bir varlığı kapsayan sözcüklere de özel anlamlı sözcükler denir.

Metin-paragraf-cümle-sözcük
Varlık-canlı-bitki-çiçek-gül
(Genelden - Özele)

Genellik ve özellik ancak bir sıralama içerisinde belirginleşir.
Meselâ; çiçek, papatyaya göre genel, canlıya göre özeldir.
admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsor Reklam
           
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kelime Anlamı Nedir?Kelime Anlamı Hakkında Detaylı Örnek Bilgiler eymen33 Türkçe Ders Notları 0 04-25-2013 01:10 AM
Konu Anlatımı Was-Were Konu Anlatımı, ingilizce was were ve ilgili cümleler Ders Notu admin Lise İngilizce Ders Notları 0 04-27-2011 04:52 PM
Türkçe Kelime Bilgisi - Ders Notu - Konu Anlatımı admin Türkçe Ders Notları 0 01-18-2011 12:53 PM
Cümle Anlamı Konu Anlatımı - Ders Notları admin Dil ve Anlatım Ders Notları 0 05-01-2010 10:07 PM
Kelime Anlamı Konu Anlatımı - Ders Notları admin Dil ve Anlatım Ders Notları 0 05-01-2010 10:05 PM


Yazılı Soruları-Soru Bankası-Yaprak Test-Ders Notu-Konu Anlatımı-Proje Ödevi- Performans Görevi-Zümre Tutanakları-Yıllık Plan-Etkinlikler, Çalışma Yaprakları Tüm Zamanlar GMT +6 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:59 AM.


Eğitim ve Ögretim